Çarşamba, Ekim 06, 2010

Buna izin verir miyim?

Bir film, bir dizi, bir şarkı, bir yemek, bir kelime bile yetiyor seni hatırlatmaya. Bir 50’lik bira bile kızıyor bana, ”Sen kimi kandırıyorsun?” diyor bir dal Anadolu sigarası bile.

Sesim çıkmıyor. Cevap verir miyim.

İçim ağrıyor en ufacık şeyde. Organlarım parçalanıyor, engel olamıyorum. Teselliyi, şu an bensiz, başka bir kadınla, en azından mutlu olmanda bulacak kadar çok seviyorum seni. Kardeş gibi, evlat gibi, aşkım gibi. Ben gibi seviyorum hala seni.

Dünyanın en güçlü adamıydın gözümde. Artık değil. Artık en güçlü benim. Acını gıkımı bile çıkarmadan yaşadım ben senin. Bir kere isyan etmedim. Nefret etmedim. Yeri geldi arkadaşlarıma yüz çevirdim, yeri geldi kardeşimi tersledim. Yeri geldi ruhumu kaybettim, an oldu kendime zarar verdim. Bir kere vazgeçmedim seni sevmekten. Bir kere atmadım seni içimden.

”Mış gibi” yaptım çoğu zaman. Kandırdım seni. Beni bir türlü kandıramadığın için, kendini kandırdığın gibi.

Ağlarsam dayanamazdın. Ağlarsam, dayanamazsın. Bin yıl da geçse, bu gözyaşları senin içine akar ben ağlarsam. Bin yabancı da geçse hayatından, dayanamazsın beni öyle görmeye.

Kaybettik birbirimizi. Sanki o durakta hiç konuşmamışız gibi. Geçip gittik birbirimizin hayatından. Bir koku kaldı burnumda, belki biraz da ağzımda tadın.

Bir de, başkalarınca hiçbir zaman silinemeyecek adın kaldı.

Sildirir miyim, buna izin verir miyim?

Tükendi tüm ”Sen gelirsin belki” diye başlayan cümleler. Silindi kaldırımlardaki izler, dindi yüreğimdeki adın gibi -Kasırgalar-. Gülüşün kaldı sadece kulaklarımda.

Bir tutam saçın, mendilimin içinde.

Güvensiz bir kadın, korkak bir kalp, her daim dalgın gözler kaldı senden geriye.

Karışamaz kimse! Hiç izin verir miyim.

Alıntı

Yorum Gönder

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Start typing and press Enter to search